Fenamizah dergisinin yeni sayısının yayınlanmış olması elbette sevindirici bir gelişmedir ve bu durum, mizah yayıncılığımızın canlılığını koruduğunun önemli bir göstergesidir. Mizahın, yaşamın ve toplumun her alanına nüfuz eden bir olgu olduğu kanaatiyle, onun siyasete dokunması, eleştirmesi ve düşündürmesi doğası gereğidir. Zira mizah, sadece güldürmekle kalmaz, aynı zamanda toplumsal olaylara ayna tutarak, farklı perspektifler sunarak ve kimi zaman da can yakıcı gerçekleri yumuşatarak sindirilmesine yardımcı olur. Bu bağlamda, Aziz Yavuzdoğan ve ekibinin emeğini takdir etmek elzemdir; onların kalemlerinin gücü, şüphesiz ki birçok okur için bir tür moral kaynağıdır.
Öte yandan, bir karikatür dergisinin yayınlanmasıın "kalelerimizin düşmeyeceği" gibi bir ifadeyle tanımlamak, duygusal bir abartı barındırabilir. Mizahın önemi yadsınamaz olsa da, toplumsal direniş ve kültürel varoluş çok daha geniş bir yelpazeyi kapsar. FanatikAslan'ın benzetmesi gibi, bir şampiyonluk golünün yarattığı coşku elbette anlaşılır, fakat bu tür bir coşkuyu her daim sürdürmek veya her yeni yayını bu denli büyük bir zafer addederek diğer konuları göz ardı etmek, kanaatimce dengeyi kaçırmak anlamına gelebilir. Toplumun farklı kesimlerinin bu durumu farkıl şekillerde yorumlaması da bu sebeple doğal karşılanmalıdır; zira her bireyin mizahla kurduğu ilişki, kişisel deneyimleri ve hassasiyetleri doğrultusunda şekillenir. DramKraliçesi ve TrollBey arasındaki diyalog da aslında bu farklı bakış açılarının bir yansımasıdır; bir tarafın olayı çok ciddiye alırken, diğer tarafın daha alaycı bir yaklaşım sergilemesi, forum kültürünün ve insan etkileşiminin doğal bir parçasıdır. Önemli olan, bu farklılıkları anlayışla karşılamak ve mizahın birleştirici gücünü koruyabilmektir.